Ugur Erdemir

272 Flips | 9 Magazines | 66 Likes | 233 Following | 272 Followers | @UGURERDEMIR | Keep up with Ugur Erdemir on Flipboard, a place to see the stories, photos, and updates that matter to you. Flipboard creates a personalized magazine full of everything, from world news to life’s great moments. Download Flipboard for free and search for “Ugur Erdemir”

Cumhuriyet’in anlamı ve önemi Hem Osmanlı’yı, hem Cumhuriyet’i gören; ‘Devr-i Osmani’yi ‘Cumhuriyet’ dönemiyle karşılaştırma şansı olan; Atatürk’ün peşine gönüllü olarak takılan kuşak, ömürlerini tamamladı. Atatürk döneminde, Cumhuriyet döneminde dünyaya gelen, Atatürkçü kuşağın yetiştirdiği ikinci kuşak da hayatta değil. Şimdiler Cumhuriyet’in faziletini, özelliğini umursamayan üçüncü kuşağın dönemi. Bu kuşakta “işgal”in ne olduğunu bilen yok. Milli Mücadele’yi yaşamış olan yok. Cumhuriyet dönemindeki sosyal ve ekonomik değişimin ne zorluklarla gerçekleştiğini, sanayileşmenin nasıl başladığını bilen yok Bu kuşağa Atatürk ve Cumhuriyet ilkeleri, “binası yapılmış, kapısı, penceresi takılmış, sıraları konulmuş, elektriği, suyu getirilmiş, yolu döşenmiş, bütün bunların faturası ödenmiş ve de bütün bunlardan sonra nasıl yönetileceği örneklerle gösterilmiş bir yapı olarak” intikal etti. Ne var ki üçüncü kuşak, birinci ve ikinci kuşak kadar, dinamik, idealist ve daha da önemlisi yapıcı çıkmadı. Bu kuşakta ülke yönetimine soyunanlar, önceki kuşaklardan devraldığı bayrağı daha ileri götürmek için “halkı peşine takıp” koşacak, daha ileriye götürecek yerde, bir önceki kuşakların bıraktığı yapının içine girdi, oturdu. Sadece o kadarla da kalmadı. Daha önceki kuşakların miras bıraktığı ekonomik varlıkları sattı. Satmaya devam ediyor. Dar bir çevre, “Atatürkçülüğü ve Cumhuriyetçiliği” kendilerine göre yorumlayarak, hâkimiyetlerini sürdürmeyi sağlayacak bir silah, bir kalıp halinde kullanmaya başladı. Atatürk ve Cumhuriyetçilik politik güç silahı haline getirilince, “dini inançları” öne çıkararak, insanları etrafında toplayanlar, “dar çevre”nin karşısında giderek güçlendi. Dar çevre ve geniş çevre çatışması arasında Cumhuriyet’in ne olduğu unutulur hale geldi. Dini inançların politik gücü kuvvetlendirmek için kullanılması, Atatürk ve Cumhuriyet öncesi Osmanlı dönemi hayranlığını giderek daha fazla güçlendirir oldu. Cumhuriyet bir yaşam biçimidir. Cumhuriyet Bayramı, Türklerin yok olmaktan kurtulmalarını, bugün yaşadıkları topraklara sahip olmalarını kutladıkları bir bayramdır. Ne var ki bayramın bayram olarak devam etmesi, Atatürk ve Cumhuriyet ilkelerinin yaşamasına, yaşatılmasına bağlı. Atatürk ve Cumhuriyet ilkelerine dayalı olarak sosyal ve ekonomik bakımdan ülkenin gelişmesine bağlı. Cumhuriyet Bayramı’nız kutlu olsun...

"Kruger sendromu" "Kruger sendromu" Nobel ödülü alan çalışma İki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya atmış, şöyle ki; "Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır." Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı: ● Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler. ● Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir. ● Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp, anlamaktan acizdir. ● Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlar.. Tüm sonuçlar bir araya getirilirse... 1-*İşinde çok iyi olduğuna” yürekten inanan yetersiz kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz. Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür. Ancak bu "cahillik ve haddini bilmeme" karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur. Eksiler kariyer açısından artıya dönüşür. Sonuçta, ‘kifayetsiz muhterisler’ her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler. 2-Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar, çalışma hayatında ‘fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler. Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler. Muhtemelen üstleri tarafından da ‘ihtiras eksikliği’ ile suçlanırlar." Siz de çevrenize şöyle bir bakın diyeceğim ama, eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçmiştir. Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de Nobel yerine, Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı". Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek, Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum “Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken, aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.” (Bertrand Russell)

Pompei

Pisa Tower

30 Ağustos Zafer Bayramımız Kurlu Olsun !🇹🇷 Ne Mutlu Türk’üm Diyene !

#deprem #bodrum

#kotor

Yankesicilik olaylarının en bol olduğu 5 Avrupa şehri

TripAdvisor Avrupa’da turistlerin hırsızlık vakalarıyla en sık karşılaştığı beş şehri sıraladı ve hırsızlık ve yankesicilik mağduru olmamak için …

#igneada

ATATÜRK'ÜMÜZ...❤ Sahilde büyümedi, çocukluğunu yaşama fırsatı olmadı, ömrü cephelerde geçti, dolayısıyla, yüzme bilmiyordu. Taa 54 yaşındayken... Çocuklara rol model olmak için, görsünler özensinler diye, eğitimini aldı, yüzme öğrendi. * İstiklal harbinin en kritik gecelerinde bile kitap okuyordu. Vefatından sonra tereke hâkimliği tarafından tutulan kayıtlara göre, o sırada kütüphanesinde bulunan, not alarak, işaret koyarak okuduğu kitap sayısı, 7333 adetti. En çok etkilendiği, ilham aldığı kitap, Rus yazar Grigory Petrov’un Beyaz Zambaklar Ülkesinde’ydi. * Çankaya’ya biniyordu! Atının adıydı... Çankaya’yla Ankara’da konkurhipik yarışlarına katılıp, parkuru engel devirmeden tamamlamıştı. Bu yetenekli tayını, efsane binicimiz Saim Polatkan’a hediye etti. En sevdiği atı ise, Sakarya’ydı. * İlk köpeğinin adı, Alp’ti. İngiliz Setteriydi. Yavruyken almıştı. Kulübesi yoktu, Mustafa Kemal’in yatak odasında yatardı. Sonra bi av köpeği edindi. Adı Alber’di. En son, seyyar fotoğrafçı Hasan efendi’den Foks’u satın aldı. 50 lira ödedi. O zamanlar 50 lira dediğin, çok büyük paraydı. Foks, sokak köpeğiydi. * Güvercinleri vardı. Kuşçu Nuri usta bakardı güvercinlerine... Kanaryası vardı. Bi gün kanaryasını çıkardı kafesten, okşarken, pırrr, kaçtı kanarya, Çin vazosunun içine girdi iyi mi, çırpınıyor, kendine zarar veriyordu, bi türlü çıkaramıyorlardı, kırın dedi, kırdılar vazoyu, kanarya kurtuldu. Bir ara, Ankara kedisi vardı. * Orman kesip avm diken akp’lilerin inanması güçtür ama... Henüz istiklal harbi devam ederken, memleketin akıbeti belirsizken, Ağaç Koruma Cemiyeti kurdu! * Büyük Taarruz’dan önce herkesin eli tetikteyken, sırası mı şimdi demedi, hayati derecede önemli dedi, müze kurdu, Anadolu Medeniyetleri Müzesini! * Traktörü çok severdi, Atatürk Orman Çiftliğinden Çankaya Köşküne, araziden, kendi kullandığı traktörle giderdi. Gelişmiş ülkelerde bile 20-30 senelik geçmişi olan biyoyakıt, dünyada ilk kez, Mustafa Kemal tarafından 1930’da hayata geçirilmiş, Atatürk Orman Çiftliğindeki traktörlerde kullanılmıştı. * “Bir gün insanoğlu tayyaresiz de göklerde yürüyecek, gezegenlere gidecek, belki de aydan bize haber yollayacak” dediğinde, takvimler henüz 1936’yı gösteriyordu. * Bugünkü sözde demokratların milleti nasıl soyduğunu, devletin mallarını yandaşlarına nasıl peşkeş çektiğini görüyoruz... Mustafa Kemal ise, TC’nin tapusunu kendi üstüne alma imkânı varken, elini bile sürmedi, parayla pulla hiç işi olmadı, askerlikten istifa ettiğinde elbisesi bile yoktu, sivil kıyafetle ilk fotoğrafını çektirebilmek için Erzurum Valisi Münir bey’in ceketini emanet aldı, onu giydi. * Biz bu Cumhuriyeti hırsızlarla kurmadık. Helal süt’le kurduk. Yoklukla kurduk. Kağnıyla kurduk. O nedenle, Ankara’da ikamet ettiği istasyon binasındaki evinin duvarında, Namık İsmail bey’in, Harman Dövme Sahnesi adlı tablosu asılıydı. O tabloda, kağnı, saban ve testiden su içen köylümüz vardı. * Ulusal kalkınma vizyonuna tek bir örnek vereyim... 1937’de açtığı Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası’nda, dikkatinizi çekerim, taa 1937’de, işçilere ve Nazilli halkına kadınlı-erkekli balo düzenleniyordu, danslar ediliyordu, 2 bin 500 kişinin çalıştığı fabrikada 700 kişilik sinema ve tiyatro salonu vardı, haftada altı gün film gösteriliyordu, Nazilli’nin o günkü nüfusu 12 bin kişiydi, 12 bin kişilik yere 700 kişilik salon açmak, ancak devrimci bakış açısının eseri olabilirdi, işçilerin tiyatro kulübü vardı, müzik grubu vardı, fabrikanın radyosu vardı, fabrikada piyano vardı, piyano... Resim-heykel sergileri düzenleniyordu, spor kulübü vardı, Sümerspor, Türkiye’nin ilk alttan ızgaralı futbol sahası oradaydı, basketbol-voleybol sahası vardı, güreş minderi, boks ringi, tenis kortu vardı, paten pisti vardı, bisiklet parkuru vardı, ameliyathaneli, laboratuvarlı hastanesi vardı, ilkokulu vardı, kadın işçilerin bebişleri için kreş vardı, 1937’de, giyecek kooperatifi, fırını vardı, işçileri şehirden fabrikaya getirip götürmesi için, Gıdı Gıdı adı verilen mini treni vardı, kendi enerjisini kendi üretiyordu, santralı vardı, Nazilli’ye de elektrik veriyordu. Özetle... Cumhuriyet mucizesiydi. * Mustafa Kemal, açılışa geldi. Nazilli halkı, teşekkür için, 22 ayar altından anahtar yaptırmıştı, sembolik kapı o anahtarla açılacaktı. Mustafa Kemal, memlekete hayırlı uğurlu olsun dedi, açtı. Bugünkülerin yaptığı gibi, hatıra ayaklarıyla anahtarı cebine atmadı. “Altın, milletin hazinesinde durur” dedi, Celal Bayar’a verdi, Celal Bayar emaneti aldı, Ankara’ya gider gitmez hazineye kaydetti. * Bu bilgileri... “Akl-ı Kemal”den derledim. * Akl-ı Kemal... Sinan Meydan’ın, Atatürk’ün akıllı projelerini anlattığı dört ciltlik şaheseri. * Sadece Akl-ı Kemal yok elbette... Tarihçi-araştırmacı Sinan Meydan’ın, Nutuk’un Deşifresi, Cumhuriyet Tarihi Yalanları, Atatürk’ün Gizli Kurtuluş Planları, El-Cevap gibi, bana göre, okullarda zorunlu ders kitabı olması gereken eserleri var. * Sinan Meydan... Bu memlekete, Turgut Özakman’dan sonra Allah’ın lütfudur. * Değerli anne-babalar... Bugün 23 Nisan. Neşe doluyor insan filan demek isterdim ama, ulusal egemenliğimiz, bağımsızlığımız, devrimlerimiz, açık tehdit altında... Evlatlarınıza ihtiyacımız var. * Mustafa Kemal’i tanısınlar, özgürlüğün, bu kutsal toprakların kıymetini bilsinler, yobazlığın, cahilliğin, dahili bedhahların nasıl bir tehlike olduğunu kavrasınlar istiyorsanız... Sinan Meydan’ın kitaplarını hediye olarak alın, evlatlarınızın başucuna koyun, onlarla büyüsünler. Yılmaz Özdil

Sadece büyük bir lider,geleceği küçük kalplere emanet eder.. Bayramımız Kutlu Olsun !

Sadece büyük bir lider,geleceği küçük kalplere emanet eder.. Bayramımız Kutlu Olsun !

Sadece büyük bir lider,geleceği küçük kalplere emanet eder.. Bayramımız Kutlu Olsun !

İstanbul'a yakın güzellik: İznik

<b>1</b> / 39<p>Baharın gelmesiyle birlikte İstanbul'a yakın yerleri gezmeye başlamam bir oluyor. Bu sefer birkaç yıldır ihmal ettiğim İznik'e gittim. Açık …

Osmanlı mirası böyle mi korunmalı!

<b>TOPKAPI</b> surlarının dışında Topkapı-Edirnekapı arasındaki, sur boyu devam edip giden en büyük mezarlıklarımızdandır. Özellikle tarihi kişilerin …

What a Wonderful World

Karşı kıyı: Selanik

Selanik, uzun yıllar Osmanlı'nın en gözde şehirlerinden biri olmuş. Yunan halkı, Müslümanlar ve Yahudiler hep beraber kendi kültürleri ve mahalleleri …

#gallipoli #çanakkale #çanakkalegecilmez #gallipoliwar #mustaphakemalpasha #turkey #çanakkalezaferi #anzak #newzealand #army #turkishhero #atatürk #mustafakemalatatürk #mustafakemalpaşa #çanakkaledeyiz #seyidonbaşı #arıburnu #57.alay #57alay #uluborlu #tbt #Those #heroes #that #shed #their #blood #and lost their #lives... #You #are #now #lying in #the #soil of a #friendly country. Therefore rest in peace. There is no difference between the Johnnies and the Mehmets to us where they lie side by side now here in this country of ours... you, the mothers, who sent their sons from faraway #countries #wipe away your #tears; #your sons are now lying in our bosom and are in peace. After #having #lost their lives on this #şans. They have become our #sons as #well.#ugurerdemir

Kırılan, ıslanan çalınan cihaza cepkask güvencesi

Yanımızdan ayırmadığımız cep telefonları çeşitli hasarlara maruz kalabiliyor. Garantinin kapsamadığı durumlarda cepkask devreye giriyor ve …

Emlak sektörünün kuralları değişiyor

Seri girişimci Sina Afra, yeni girişimi Evtiko'yla teknoloji dönüşümünü emlak sektörüne taşıyor.<p>2016 Eylül ayında Sina Afra önderliğinde Can Günay ve …

Baş döndüren şehir: Miami

<b>1</b> / 56<p>Çok kültürlü yapısı sayesinde bulabileceğiniz uluslararası mutfakları, film ve sanat festivalleri, konserleri, ucuz alışveriş imkanı da …